Militarist Modernleşme - Almanya, Japonya ve Türkiye

Murat Belge, Militarist Modernleşme’de  Almanya, Türkiye ve Japonya’da yaşanan militarist modernleşme sürecini karşılaştırmalı örneklerle ele alıyor: Almanya örneğini İtalya, Japonya örneğini Hindistan ve Türkiye örneğini Yunanistan ile karşılaştırıyor. 

 

Belge, yalnızca orduların modernizasyonuyla sınırlı kalmayan, tüm toplumun askerî disiplin ve itaat yöntemleriyle “terbiye” edildiği farklı modernleşme deneyimlerinin tarihsel ve toplumsal yönlerine odaklanıyor.

 

Resimli İslam Ülkeleri Tarihi

İslam dünyası 8. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar hem coğrafi yayılımı hem de yaratıcılığı açısından başat bir konum sergiliyordu. 7. yüzyıldaki Arap fetihleri, Haçlı Seferleri ve Osmanlı Türklerinin Avrupa'ya yaptıkları akınlar, Batı dünyasının İslam'ı bir çatışma ve savaş odağı olarak algılamasına neden oldu. Aslında İslam Batı için aynı zamanda bir aydınlanma kaynağıydı. Müslüman İspanya'nın bir parçası olan Toledo, ortaçağda Yunan felsefe ve biliminin, Arap ve İbrani katkılarıyla donatılarak Avrupa'nın geri kalan bölümüne iletildiği bir merkez haline gelmişti.

Yerli ve Milli Gündelik Hayat

“Günümüz Türkiyesi’nin gündelik hayat estetiği iç içe geçmiş iki bağlam tarafından şekillendiriliyor. İlki, küresel piyasa koşulları aracılığıyla belirlenmiş ve yaşamın ekonomik olmayan alanlarını da etkileyen bir ekonomik kültürlenme biçimi... İkincisi, bununla ilintili bir tür kimlik katıcı öz olarak karşımıza çıkan yerlileşme/yerelleşme talebi. (...) Zaman zaman yerliliğin küresel piyasa mekanizma ve simgeselleriyle bezendiği ve böylece yerelliğin yeniden üretildiği bir estetizasyon sürecidir bu...

Kudüs - Bir Şehrin Biyografisi

“Dünya’nın sığınağı Suriye’dir, Suriye’nin sığınağı Filistin’dir;
Filistin’in sığınağı Kudüs’tür, Kudüs’ün sığınağı Tapınak Dağı’dır;
(…)Tapınak Dağı’nın sığınağı ise Kubbetü’s Sahra’dır.”
 

Devlet Olma Zanaatı

“Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde devlet kesimleri, politik ve ekonomik kesimler, bürokratik ve partili kesimler, legal ve illegal kesimler arasında iç içe geçişler ve üst üste binmelerden oluşan akışkan bir manzara göze çarpar. Güçlü ve toplumdan net biçimde farklılaşmış bir devlet görüntüsünün uzağında, devleti fethedilmesi gereken bir yer ve başka arenalarda kullanılabilecek kaynakları biriktirme olanağı veren bir mevkiler bütünü olarak gösteren paylaşılmış çıkarlar ve çoğul konumlanışlar gözler önüne serilir.

Türklerin Öteki Tarihi

“Türk” kavramını “boy, kavim” anlamında ilk kullananlar  Çinliler, İranlılar ve Bizanslılar; “etnik kategori” olarak ilk kullananlar da Avrupalılar. Aradan geçen bunca yıl sonunda “Türk” denilince ne anlaşılması gerektiği, “Türkler ” bir etnik grup mu, bir halk mı, bir millet/ulus mu tartışmaları hâlâ sürüyor.